Sarımsağın Faydaları

Sarımsak ve Taşköprü Sarımsağının Özellikleri

 Yazımıza başlamadan önce sarımsak bitkisi hakkında sizlere en kısa ve öz şekilde bilgilerimizi aktarmaya çalışacağız Umarım faydalı olur.

Sarımsak Nedir ?   
Sarımsak, hem yeşil yaprakları hem de yumrusu gıda, çeşni ve medikal amaçlı olarak 5000 yıldan beri kullanılan bir bitkidir.


En iyi Sarımsak Taşköprü'de yetişir
Nedeni ise içerisindeki Selenyum maddesidir. Selenyumun insan vücuduna faydasına daha sonra geleceğiz. Üretim konusunda Ülkemiz Ziraat Odalar Birliğinin 2013 oranlarına göre yetiştiricilik açısından en önemli sayılabilecek il, yaklaşık % 18 lik pay ile Kastamonu’dur. Kastamonu’da üretilen sarımsağın tamamına yakını (yaklaşık %90’ı) Taşköprü ilçesinde yetiştirilmektedir.

Neden Taşköprü Sarımsağı?
Taşköprü sarımsağı, türünün diğer örnekleriyle karşılaştırıldığında, üstün özellikler göstermektedir. Taşköprü sarımsağı, demir, kükürt, magnezyum, potasyum ve aroma bakımından en yüksek değerlere sahiptir. Nitelik açısından dünyanın en iyi sarımsağı olarak kabul edilmektedir. Önemli bir antioksidan olan selenyum (Se) yeteri miktarda içermesi Taşköprü sarımsağını rakipsiz kılmaktadır.
Taşköprü sarımsağı diğer sarımsak çeşitlerine oranla, yetiştirildiği toprağın fiziksel ve kimyasal özelliklerinden selenyum içermesinden ve hormonal müdahaleye uğramamış olmasından dolayı kendine has yoğun kokusu, aroması, tadı ve boyutu gibi önemli üstünlüklere sahiptir.


Taşköprü Sarımsağı çok uzun süre dayanmaktadır
Taşköprü sarımsağı içeriği bozulmaksızın, çin ve uzak doğu sarımsakları gibi soğuk hava deposuna ihtiyaç duyulmaksızın yaklaşık 1 yıllık raf ömrü vardır.Buda Taşköprü Sarımsağının en önemli özellikleri arasındadır

Taşköprü Sarımsağının faydaları
Sarımsağın faydaları özellikle stres tedavisinde kullanılan magnezyum ve potasyum ile saç dökülmesi, boy kısalığı ve kısırlık gibi rahatsızlıklara iyi gelen çinkoyu bol miktarda bulundurmaktadır. Sarımsak, anti bakteriyel özelliği yanında, anti fungal ve anti viral etkiye de sahiptir. Günlük bir diş sarımsağın tüketilmesi ile bakterilere karşı antibiyotik etki yapacağı ve insan sağlığını olumlu yönde etkileyeceği çok eskilerden beri bilinmektedir.
Sarımsaktan beklenen yararın tam olarak görülebilmesi için sarımsak çiğ olarak yenilmelidir. Böylelikle sarımsağın bünyesinde bulunan alliin allicin’e dönüşmekte ve sarımsağın etkisi daha da artmaktadır. Eğer bu yeme şekli her zaman uygulanıyorsa çiğ ya da pişmiş olarak tüketilmesi de yararlı olacaktır.

• Bağışıklık sistemini güçlendirir.
• Sindirime yardımcı olur.
• Kolestrolü, kan basıncını ve kan pıhtılaşmasını düşürür.
• Hücre yaşlanmasını yavaşlatır.
• Sigaranın zararlı etkilerini azaltır.
• Toksit etkilerini engeller.
• Tansiyonu, kan dolaşımını ve sinir sistemini düzenler.
• Kanseri önler.
• Hücre yenileyici, iştah açıcı ve damarları genişletici özelliğe sahiptir.
• Romatizma ve akciğer hastalıklarını tedavi eder.
• Cinsel gücü arttırır.
• Beyin hücrelerinin yenilenmesini hızlandırır.
• Saç dökülmesini önler.
• Çiğ olarak tüketiliğinde; Hemororid, akciğer, safra kesesi, kulunç, kasık ağrısı ve unutkanlığa iyi gelmektedir.
• AIDS tedavisinde kullanılır.
• Diabet (şeker hastalığı) tedavisine yardım eder.
• Solunum yolunu açar ve astım hafifletir. Bronşit, öksürük, verem gibi hastalıklarda çok faydalıdır.
• Kalbi kuvvetlendirir.
• Mide ülserinde mikropları temizleyerek iyileşmeyi hızlandırır.
• Ateş düşürücü etkisi vardır. Zehirlenmelerde sarımsaklı yoğurt panzehir vazifesi görür.
• Sarımsak bu özelliklerinin yanında bünyesinde çeşitli olarak organik ve mineral maddelerde bulundurmaktadır.
• Bağırsak solucanlarına,
• Tüberküloza,
• Menenjit hastalığına,
• Viral enfoksiyonnlara karş olumlu etkileride görülmüştür.


Sarımsağın Anti bakteriyel Açıdan Önemi
Sarımsak, antibaktriyel özelliği bünyesinde bulunan “allicin”den almaktadır. Sarımsak yumrusu “alliin” adı verilen kokusuz bir aminoasit türevine sahiptir. Alliin kendi başına antibaktriyel özellik taşımazken sarımsak toprak altındayken veya ezildikten sonra alliin “allinaz” (alliin alkil sülfinat liyaz) adı verilen enzimle reaksiyona girerek allicin’e dönüşmektedir.Böylelikle oluşan alicin ise oldukça kokulu ve çok güçlü antıbaktriyel bir madde haline gelmektedir.

Sarımsak doğal antibaktriyel etkinliği bakımından üzerinde en çok çalışılan kültür bitkilerinden biridir. Yaklaşık % 1-2 düzeyindeki sarımsak özünün mikroorganizma gelişimini durdurması ve daha yüksek miktarlarının ise mikroorganizmalar üzerinde öldürücü etkiye sahip olması nedeniyle bir çok bakteri ve küfün gelişmeleri engellenmektedir.

Sarımsağın içerdiği alicin’in 60 çeşit mantar ve mayaya, 23 çeşitten fazla bakteriye karşı gelişim engelleyici etkisinin olması yanında solunum enfeksiyonuna neden  olan virüsleri de yok ettiği bilinmektedir.


Sarımsak doğal bir antibiyotikdir
Sarımsak aynı zamanda bağışıklık sistemini güçlendiren bir antibiyotiktir. Antibiyotiğin babası olan Louis Pasteur bile sarımsağın pensilin kadar etkili olduğunu kabul etmiştir. Günümüzde sarımsağın Stophylococcus, Esherichiacoli, Salmonella enteriditis ve diğer bakterilere karşı pensilin, eritromisin, streptomisin ve tetrosilin gibi reçete ile satılan ilaçların etkisini gösterdiği bilinmektedir.

Kanser Tedavisinde Sarımsak
Sarımsağın kansere karşı güçlü etkilerinin olduğu yapılan pek çok araştırmalarla kanıtlanmıştır
• Kurutulmuş sarımsağın bünyesinde bulunan “Kylonic” adı verilen maddenin kanserli hücrelerin çalışma hızının % 70 azaltığı saptanmıştır.
• Bilim adamları çiğ veye pişmiş sarımsak yiyenlerin, sarımsak yemeyenlere oranla mide kanserine % 50 daha az yakalandıklarını saptanmıştır.
• Sarımsak düzenli bir biçimde tüketildiğinde rektum kanseri riskini de 2/3 oranında azalttığı belirlenmiştir.

Yapılan araştırmalar sarımsağın ezilmesiyle açığa çıkan diallil disülfit’in vücuda enjekte edilmesiyle tümörü hücrelerin yarı yarıya azaldığını ve tümörlü hücrelerin yayılmasını önlediği bilinmektedir. Sarımsağın anti-kansorejen olarak hem engelleyici hem de tedavi edici özelliği insan vücudu incelenerek kanıtlanmıştır.

Selenyum nedir, selenyum ne işe yarar?

Selenyum serbest radikallerle savaşan, antioksidan etkili bir oligo elementtir. Selenyum aynı zamanda yaşlanma sürecini yavaşlatma üzerinde de etkilidir. Hücrelerdeki bazı metabolik uyuşmazlıklarda da etkilidir. Bu oligo element bağışıklık sistemimizin korunmasına da destek olur. Tüm bunların yanı sıra tiroid bezlerinin çalışması ve testesteron (erkeklik hormonu) sentezinde de baş gösterir.

Yaşlanmayla ve kanserle savaşan selenyum

Selenyumun anti oksidan özelliği yaşlanmayla ve kanserle savaşmaya vesile olur. Burada önemli olan alınan selenyumun dozudur. Yetişkinler için 200 mikrogram selenyum, prostat gibi bazı kanser hastalıklarının riskini azaltır. Ayrıca yapılan bazı medikal çalışmalar, erkeklerde de selenyum ve benzeri antioksidanların kanseri önlediği ortaya çıkmıştır.